NAR KURUMSAL BLOG

DESIGN THINKING (Tasarım Yaklaşımı) HER DERDE DEVA MI?

Önce "Tasarım yaklaşımı" (orjinal adı: design thinking) tanımını yapalım; Tasarım yaklaşımı, sadece tasarımcıların değil, insanların bir konuyu anlamaları ve yaratıcı çözümler geliştirebilmelerini sağlayan bir yöntemdir.

DESIGN THINKING (Tasarım Yaklaşımı) HER DERDE DEVA MI?

Özet olarak  beş ana adımdan oluşur:

1-    Hitap edilenleri anlamak (empathize)

2-    Bakış açısını belirlemek (define)

3-    Fikir üretmek ve yaratıcı çözümlere ulaşmak (ideate)

4-    Çözümlerin temsilinin inşa edilmesi (prototype)

5-    Hitap edilenlerden geribildirim almak (test).


Bu kadar ünlenmesinin sebebi ise iş dünyasında beklenenin üzerinde iyi sonuçlar vermesi ve vermeye devam etme potansiyelini barındırması.


Tasarım Yaklaşımı'nın bu kadar etkili olmasını sağlayan temel özellikler, bence şöyle sıralanabilir;


- Herkese açık: İsteyen herkes - geçmişi, eğitimi, pozisyonu ve görevi ne olursa olsun - yöntemi öğrenip uygulayabilir. İş dünyasında sonuç veren diğer bazı yöntemler gibi küçük bir gruba hitap etmez, onlar kadar özel eğitim, sertifikasyon, özel danışman ve mentörlük gerektirmez. Sadece başlangıçta yöntemin öğrenilmesi ve tecrübe edilmesi için rehberlik gerekebilir.


- Her konuya uyarlanabilir: Yöntem istenen her konuya uyarlanabilir. Ürün ve hizmet geliştirme kadar, bir deneyim için de uyarlanabilir. Yani bir “kalem” için ya da  “hastanede hastaların karşılanması” deneyimi için uyarlanabilir.


- İnsan odaklıdır: Yöntem, her aşamasında insana odaklıdır. Bir ürünü geliştirirken onu kullanacak, üretecek, ya da servis edecek insan düşünülerek hareket edilmektedir. Bu da, sonuçların başarılı olma olasılığını artırmaktadır.


- Yan etkileri de olumludur: İş dünyasını ele alırsak yöntemin uygulanması bağlılık, motivasyon, üretkenlik, verim, katılım, iletişim, motivasyon, takım çalışması, karar alma, vb gibi bir dolu konuda da gelişmeye neden olabilmektedir. Yanlış uygulamalar haricinde, olumsuz bir yan etki ne duyduk, ne de gördük. 


- Herkesi kapsayabilir: Şirketlerde proje ekipleri dışındaki çalışanların, yapılan projeleri anlaması, takdir etmesi ve sahiplenmesi beklenir ve bu beklenen gerçekleşmez. Özellikle değişim projelerinde direnme daha da belirgin hale gelir. Bu yaklaşımda kapsam ve katılımı artırmak mümkün. Ve hatta daha bile iyi sonuçlar yaratabilir.


Gelelim dertlerimize. Ekonomik, sosyal, politik.. Derdimiz çok. Kaynağımız ise kısıtlı. Madem bu yöntem bu kadar iyi, güzel.. Neden bunu uygulamıyoruz?

Aslında çalışıyoruz diyebiliriz; Ülkemizin  hedeflenen gelişimi için (ve hatta gerilememesi için) katma değeri yüksek üretim yapabilmemiz, bunun için de inovasyon şart. Halihazırda yürütülen inovasyon merkezli bir çok proje var. 2017 bütçesinde Ar-ge ve inovasyona ayrılan pay 5,8 milyar TL ile rekor düzeyde. Öncü şirketler bu anlayışı bünyelerinde geliştirmeye başladılar bile.   


Bunlar harika. Peki daha ne yapmamız gerek? Daha çok ve daha geniş kapsamlı çalışmamız gerekiyor. 

1-    İş dünyası : Öncelikle kilit lider ve lider adaylarının “tasarım yaklaşımı”nı öğrenmeleri sağlanabilir. Yaratılan “tasarım düşünür”leri, bu anlayışı çevrelerinde yayabilir, kendi ekipleriyle birlikte uygulamaya başlayabilirler. Bunun yanında kurum kültürlerinde de bazı değişiklikler gerekecektir; Yatay çalışabilme, başarısız denemelere karşı tolerans, çalışma ortamında fiziksel değişiklik, vb gibi. Orta vadede iyi bir planlamayla istenen sonuçlara ulaşılabilir.


2-    Gelecek nesil : Yakın gelecekte “üretken” olacak neslin bu anlayışı benimsemesi ve doğal olarak uygulamasını sağlamak, inovatör bir nesil yaratmak ne harika olurdu değil mi?


“Tasarım Yaklaşımı”nın iş dünyasına uyarlanması ve yaygınlaşmasını sağlayan David ve Tom Kelley kardeşler, Stanford üniversitesi bünyesinde kurulan d.school ile genç neslin yetişmesine katkıda bulunuyorlar. Yeni başlayan  ODTÜ DTS programı da aynı amaca hizmet ediyor.


Yaratıcı gücümüzü açığa çıkarmak için yapılması gereken şeyler aslında basit, ama hiç kolay değil. “Nasıl başlamalı?” diye düşünüyorsanız, birlikte bir kahve içelim. Size hem kurumsal hem de üniversite boyutundaki projelerimizden bahsedelim. Neden biliyor musunuz? 


Çünkü, yazının başlığındaki soruya dönecek olursak;


EVET! “Tasarım Yaklaşımı” HER DERDE DEVA…


Tüm Makaleler